ÜLKELER:

Hollanda

kaartnederlandlanden-Avrupa1979 yılı yaz tatilinde  ilk defa bir Avrupa ülkesi olan Hollanda’ya geldim.Uçaktan Hollanda’yı ilk defa gördügümde çok şaşırdım.Havaalanı ve çevresi hiç alışık olmadığım bol ışıklar şölenine benziyordu.Hoş bir görünümü vardı.O düzgün yolda ilerlerken    sabahın olmasını çok istemiştim.Uyandığımda, kendimi hemen dışarıya atıverdim.Hava yağmurlu ve soğuktu.İçimden ‘bu ne biçim yaz böyle’diye mırıldanırken etrafıma şöyle bir göz gezdirdim.Soğuktan için için titrerken o kara tuğlalı birbirine benzeyen evler hiç te hoşuma gitmemişti.Őğleden sonra  yanıbaşımdaki komşumla selamlaştım.yaşlı bir bayandı.Bana gülümsemelerin eşliğinde birşeyler söylemeye çalıştı.Hiç anlamadım.Ben de ona sadece gülümsemekle yetindim.Aslında çok şeyler sormak isterdim.Ama nafile.

euroBetty&Reneİşte o zaman anladım bir dil bilmenin ne kadar gerekli olduğunu.Ben bir köy öğretmeniydim.Benim konuştuğum dil köyün dili idi.Onu yatılı öğretmen okulunda çok iyi öğrenmiştim.Ama gel gör ki: o dil,burada pek işlevini yapamadı.Günler geçtikçe bunalıma düşer oldum.Allhın bir kulu ile iki çift laf edemedim. Nerelere gitsem,kimlerle konuşsam kime derdimi anlatsam acaba!

Kopie van Doorweth-Arnhem-19-02-2007 018Bu da yetmez gibi nefes almakta güçlük çekmeye başladım. Soluğu 150metre yükseklikte olan Euromast’ta aldım. Hemen hemen hergün giderdim. Birgün orada çalışan bir görevli dayanamayıp bana şu soruyu sordu.’’Galiba burayı çok sevdiniz? Buraya gelişiniz neredeyse tam 10. günü? Hollandaca sormuştu. Edemedi  aynı soruyu bir de İngilizcesordu? Benden yine bir yanıt yoktu. Yine bir gün  tanıdığım bir  Türk arkadaşımla  aynı  yere gittik. Bileti o aldı. O Hollandaca yı iyi biliyordu. Aralarında bazı konuşmalar geçti. Arkadaşım giriş biletinin birini geri verdi. Ődediği  bilet parasını da geri aldı. Ne oluyor  diye soracaktım ki: arkadaşım bana: ‘’Yahu kardeşim,sen buranın devamlı müşterisiymişsin. Sana bir kıyaklık yaptılar. Ücretsiz girebileceksin. O arkadaşıma karşılık olarak  ‘’Canım arkadaşım nefes alamıyorum nefes.’’ Onun için buraya hergün geliyorum. Bunu duyan görevli bana  acımış olacak ki, ‘’Bundan sonra istediğin kadar buraya ücretsiz gelmekte serbestsin’’ dediğinde çok sevindim.Çünki bütün cep harçlığımı o aylarda EUROMAST  yemiş bitirmişti.

fer  Bunalıma düştüğüm o günlerde Betty, bana o güzel Türkçe’siyle rehper olmuştur..Betty, Boğazlıyan ve Hattuşaş’ta kazılar yapmış ve Türk kültürünü tanıyan değerli bir insandır. Daha o yıllarda bütün Türkiye’yi adım adım gezmiş,çeşitli araştırmalar yapmıştır. Bu gezilerinin  birinde Ankara’da bir tesadüf eseri ailece tanışmıştık. Onu Hollanda’da bulmak pek zor olmadı.

Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı. Yavaş yavaş nefes almakta zorluk çektiğim bu ülkeye alışmaya başladım. Zorlukların yanında bazı yenilikler, tanıştığım yeni arkadaşların desteğinde, kendimi az da olsa mutlu hissetmeye başladım. Mesleğimin buradaki ilk ayları köydeki öğretmenligimden çok farklı geldi. Ne öğrenci ne de öğretmenler benim çalıştığım köye benziyordu. Birgün Hollanda’lı öğretmenin biri bana şu soruyu sordu. ‘Hollandacayı konuşamıyorsun?Ya İngilizce? İngilizceyi biliyor musun? Yanıtım hayır oldu. Ya Almanca,Fransızca? Onları da konuşamıyorsun ha!... Siz Türk öğretmenleri bir çöl öğretmenisiniz ,çöl..!!!!’’

Karin 11Bu sözler çok ağırıma gitmişti. Günlerdir uyuyamamıştım. Bu sözler beni aptala çevirmişti. Bu adam beni yabancı dil bilmediğim için ÇŐL öğretmeni yapmıştı. Hak ediyor muydum bu deyimi.!!!!Elbette hayır.Bunun, bu ağır sözleri için birşeyler yapmam gerekiyordu. Birşeyler. Birşeyler yapmalıydım. Dil öğrenmeliydim.! O arkadaşa benim bir çöl öğretmeni olmadığımı bir yoldan anlatmalıydım.

Hollanda’da ilk öğretmenim Karin Hanımefendi bana gönüllü olarak aylarca ders verdi.  Holladacaya gece gündüz  çalıştım.O öğretmenim bana Hollanda’nın kapısını aralamıştı.Hollanda’daki yaşamı yakından göstermişti. ‘İşte bizim yaşamımız böyle. Gel,bak,gör.’ Bana dilin yanında

 

Hollanda kültürünü tanımam için önderlik etti. Rene,Jolanda,Dicta,Angelo,Harry ve daha niceleri .Hepinize teşekkürler…

 

 

Yusuf PekerYine  rahmetli değerli Türk öğretmenim Yusuf Peker beyi saygı ile anıyorum. O yaşam dolu güleryüzlü iyi bir ağabayimdi.Onun sınıfında derslerini izledim.Bir Türk okulundaki ilk eğitim ve öğretimimi ondan öğrendim. O benim çok değer verdiğim Yusuf ağabeyim eşsiz bir öğretmen aynı zamanda iyi bir rehperdi. Toprağin bol olsun. Sizi her zaman kalbimde yaşatacağım.Kulaklarını çınlatacağım Feride Tekmen ablam da , Yusuf Peker ile aynı okulda çalışıyorlardı. Ona da çok minettarım.Yardımlarınıza çok çok teşekkürler….   

Aradan yaklaşık bir yıl geçmişti. Artık rahatça bu dili konuşabiliyordum. Gecemi gündüzüme katmış, hergün, yabancı dili konuşanlarla oturmuş, onlarla kalkmıştım. Rüyalarım diller olmuştu. Günboyu bu şehirde dili öğrenmek  için her yere girer,çıkardım.Oralarda mümkün olduğunca bu dili uygulamaya koyardım. Artık kendime güven gelmeye başlamıştı. Hollandaca’nın yanında İngilizce’yi de birlikte öğrenmeye çalıştım. Az da olsa ilk tatili yapacak düzeyde İngilizce de konuşmaya başlamıştım. Diğer bir deyimle o yukarıda bahsettiğim Hollanda’lı arkadaşa bir’’çöl öğretmeni’’ olmadığımı kanıtlayabilecek duruma gelmiştim.

wereldbol-delen-Rotteram 05150Bütün yaşamım boyunca toplam 10 saat otomobil kullandım.  Hollanda’ya ilk geldiğimin  ilk üçüncü ayında bir otomobil aldım. O sadece kukla gibi kapının önüde durdu.Tam araba kullanma cesaretimin   geldiği anda, arabanın eskiliğinden dolayı trafiğe çıkmam trafik polisince engellendi. İzin verilmedi. İşte öylece benim araba sevdam bir kuyruklu yıldız gibi sönüp gitti. Bisiklet benim için en iyi bir otomobildi. Ucuz,sağlıklı ve zevkli bir uğraşı. Park sorunum yok hem araba kuyruğunda beklemem yok. Kısaca benim için özel bir uğraşı . Hollanda Çin’den sonra en çok bisiklet kullanılan bir ülkedir.. Bütün ülkede bisiklet yolları vardır. Hele şehir dışında bisiklet kullanmak bir başka zevktir. Yağmur yaş demeden bütün yaşamım boyunca  hep bisikletle yolda oldum ve hala yoldayım. Bu zevke devam. Şimdiye dek 27 yılda tam 50.000 km.ye yakın bir bisikletle yolculuğum oldu.

Diğer bir deyimle dünyayı en bir kez bisikletle dolaştım sayılır.

Hollanda’da genellikle herkesin bir bisikleti vardır. Tatillerde bu zevki çoluk çocuk herkes tadar.

wereldbol-delen-Rotteram 032Hollanda 16.2 milyon nüfusu ile küçük bir ülkedir.1 milyondan fazla yabancı vardır. Mutluluk arayan ve  değişik yollardandan Hollanda’ya gelen bu yabancılar hangi halde, hangi mevkide olurlarsa olsun ayrımcılığın şamarını son yıllarda hergün suratlarında buluyorlar. Bu şamar aç kalmaya susuz kalmaya benzemiyor. Böyle giderse bataklıktaki sivrisineklerin tümünü, el yordamıyle kökünü kazımak, bu ayrımcılığın kökünü kazmaktan galiba kolay olacak gibi geliyor. Bu bataklık gitgide Avrupa’da genişlemeye  başlıyor. Sivrisinekler de…. 

wereldbol-delen-Rotteram 042Kas-werk-Doorwert-2007-Bep 1121980 yılı içinde o küçük ülkeyi enine boyuna gezdim. Hollanda’lıyı gerek kültürü gerek diğer yaşam tarzları ile onlardan daha iyi tanıdım. Bu kültürü kendi kültürümle bir harman yaparak yaşama daha kolay ve daha güvenle bakma olanağını yarattım. Elimde iki kültürden bir hayli malzeme vardı. Bu zengin malzemelere yenilerini eklemek istedim. Yeni dünyalara açılmak yeni dünyalar keşfetmek, onların yaşam tarzlarını yakından görmek en büyük dileklerim arasındaydı. Bu olanakları yaratmaya çalıştım. Maddi olanaklar bunların başında geldi. Harıl harıl çalışıp her kuruşu biriktirmeye çalıştım. Benim için en büyük zenginlik yeni dünyalar keşfetmekti. Diğer her türlü yan istemler, (lüks yaşam,araba,ev,ve daha niceleri…) benim pek,pek değil, hiç ilgimi çekmedi. Ve bu uğraşıda da hiç yılmadım. Şimdiye dek gezilerimde 3,4,5 yıldızlı otellerde hiç konaklamadım. Her ülkedeki halk nerede kalıyorsa ben de o mütevazi konaklama yerlerinde konaklamaya çalıştım. Yolculuklarımda bazen çok zorluklar çektim. Eşyalarım çalındı. Pasaportumu kaybettim ve daha nice hoş olmayan zorluklar. Aşırı derece de hastalandığım da olmuştur. Sağlığımın el verdiği sürece dünya gezilerine devam. 

 

wereldbol-delen-Rotteram 036
Guzelcamli-paris 050
 

 

 

 

 

 


                                                            

 

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                 

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                       

                                                 ANASAYFA