KAŞGAR’LI MAHMUT

 

Kopie van Kasgarli Mahmut 4
Karakum highway Cin-Pakistan yolu

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                                                                            

 

  Kaşgarlı Mahmut

  Divanü Lügati’t Türk

 

 

DSC04606                                                   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaşgarlı MahmutDivanü Lügati’t Türk

 

Kasgarli Mahmut 2 Kasgarli Mahmut 12
Upal Kasgarli Mahmut'un turbesi-Cin-Uygur

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Kaşgarlı Mahmut’un anısına                        Kaşgarlı Mahmut’un tűrbesi Opal kasabası                    Kaşgarlı Mahmut’un  türbesi

 

 

İPEKYOLU-KAŞGAR-UPAL KASABASI

Kasgarli Mahmut 7
Kasgarli Mahmut 6
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Kaşgarlı Mahmut’un bulunduĝu parktaki műze ve O’nun tűrbesine giden yol

 

Kasgarli Mahmut 11 Kasgarli Mahmut 10
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


=======================================================

Kaşgarlı Mahmut 1000 Yaşında veya Kaşgarlı Mahmut Yılı  (1008-2008)

http://www.kasgarlimahmud.org/resimler/kasgarlimahmudk.jpg 

KAŞGARLI MAHMUT:                             

Kaşgarlı Mahmut’un tűrbesini, 2006 yılında batı Çin,Uygur Sincan bölgesine yaptıĝım bir gezide ziyaret ettim.

Bu ziyaretimi çeşitli zorluklara raĝmen Gerçekleştirmek műmkűn oldu. Tűrbe Kaşgar’a 45 km uzaklıktadır. Upal kasabasında gűzel bir parkta olup, o parktaki bir tepenin űzerindedir.

==============================================

 

Kaşgarlı Mahmut, Türk tarihinin önemli devletlerinden birisi olan Karahanlı Devletinin hanedan sülalesine mensuptur ve Batı Karahanlı Hakanlarından Buğrahan Muhammet Yağan Tekin’in torunu ve Şehzade Hüseyin Emir Tekin’in oğludur. Buğrahan Muhammet Yağan Tekin Batı Karahanlıların Hakanı iken 1005 yılında Doğu Karahanlıların Hanı Arslan Hanla savaşmış ve
Kaşgarlının dedesi Yağan Tekin, 18 aylık kısa Hakanlık döneminden sonra tahtı kendi isteği ile Kaşgarlı Mahmut’un babası Hüseyin Emir Tekin’e devretmek istemiştir. Bu devir teslim için büyük ziyafetler hazırlanmış davullar dövülmüştür. Bu ziyafet sırasında Yağan Tekin’in eşlerinden Hanısı, tahta kendi oğlu İbrahim’i geçirebilmek için diğer şehzadeleri zehirlemiştir. Kaşgarlının Babası Hüseyin Emir Tekin de zehirlenenler arasındadır. Bu saray darbesinden sonra İbrahim 1057 yılında Batı Karahanlıların Hakanı olmuştur. Kaşgarlı Mahmut ise bu tuzaktan kendisini kurtararak Batı Karahanlı Devletinin topraklarından kaçmıştır. Ancak İbrahim Hanın adamları her yerde onu aradıklarından o kendisini gezgin veya bilgin gibi sıfatlarla takdim ederek sık sık yer değiştirmek zorunda kalmıştır.Urimçi’de yayınlanan eserlerde Kaşgar’dan 45 km. güney batıda Opal kasabasında dünyaya geldiğini bildirmektedirler. Kırgızistan’daki yayınlarda ise Issık göl kenarında bir köyde doğdu ve halen köy halkının bu bilgiyi benimseyerek yaşadıklarını ileri sürmektedir. Bu yıllardır süren Kaşgarlı Mahmut’un Kırgızistan’da Barsgang’da yoksa imparatorluğun merkezi Kaşgar’da doğduğu hakkındaki tartışmaların bir devamı gibi sürüp gideceğe benzemektedir. Büyük Türk ermişi Yunus Emre’nin, Anadolu’nun 40 yerinde makamı olmasının güzelliğinde olduğu gibi hem Uygur hem de Kırgızların Kaşgarlıyı sahiplenip bağırlarına basmalarını memnuniyetle karşılamalıyız. Bilimse Kaşgarlı Mahmut, kendi döneminin imkanları ile çok iyi bir eğitim gördükten sonra kendisini Türk halklarını dili ve kültürlerini incelemelerine adamıştır. Bu amaçla Orta Asya'yı boydan boya şehir şehir, köy köy, oba oba, oymak oymak gezen Kaşgarlı Mahmut, 30 dan fazla Türk lehçesini ve özellikle Oğuz, Kıpçak, Karluk, Bulgar, Argu, Kençe, Uğrak, Yabaku, Peçenek, Çiğil, Suvar, Hakaniye, Tatar, Başkurt lehçe ve ağızlarını çok iyi öğrenmiştir.Kaşgarlı Mahmut bu lehçeleri niçin öğrendiğini şu sözlerle açıklamaktadır: “Ben Türklerin, Türkmenlerin, Oğuzların, Çiğillerin, Yağmaların, Kırgızların şehirlerini uzun yıllar baştan başa dolaştım, sözlerini topladım, değişik sözlerin özelliklerini öğrendim. Ben bu işleri dil bilmediğim için değil aksine bu dillerin en küçük farlarını kaydetmek için yaptım.” demektedir. O, yalnızca kelimeleri değil; atasözlerini, şiirleri, hayat tarzlarını, kültürlerini Türk felsefesini yansıtacak değerleri de kayıt altına almıştır.Kaşgarlı, 1072-1073 yılları arasında hazırladığı meşhur kitabını (Divanü Lügati’t Türk) Abbasi halifesine armağan etmiştir. Divanü Lügati’t Türk, sıradan bir kitap, sıradan bir sözlük değildir. O Türkçenin sesbilgisi ve yapı bilgisi özelliklerini de göstermektedir. Madde başları, günümüz anlayışına göre, bir sözlük için uzun sayılabilecek bilgiler ifade etmektedir. Bu sebeple, Divanü Lügati’t Türk aynı zamanda bir ansiklopedidir de. Ansiklopedi, bütün bilim dalları ile ilgili bilgileri içeren veya belirli bir bilgi dalını kapsamlı biçimde inceleyen başvuru kaynağı demek ise, Kaşgarlının eseri Divanü Lügati’t Türk de Türklükle ilgili bilgileri kapsamlı biçimde ihtiva eden bir başvuru kaynağıdır ve bir Türklük ansiklopedisidir.Divanü Lügati’t Türk, sözlük olarak da dünya tarihinin önemli eserlerindendir. Elbette onun, bugün dünyanın neresinde olursa olsun, Türk dili konuşan halklar için kıymeti paha biçilmezdir. Bir düşünün lütfen, Türk dili konuşanların bugün, düşünürken konuşurken kullandıkları kelimelerin bin yıl önceki hallerini bir kitapta topluca bulabilme imkanları var. Emin olun bu, yaşayan dillerden çok azına nasip olan bir imkandır. Ölü bir dil olduğu için Latinceyi saymazsak, İngilizce ve Fransızca’nın hazırlanan ilk sözlüğü 1480 tarihine kadar gider. Bu sözlük ise, William Caxton tarafından Fransızca-İngilizce sözlük olarak gezginler için hazırlanmıştır. Görülüyor ki, Kaşgarlı Mahmut’un eseri Divan-ı lügat-it Türk, yalnızca Türkçe için değil, insanlık tarihi için de kıymetli bir eserdir.

Divanü Lügati’t Türk Nasıl Bulunmuştu?Divanü Lügati’t Türk’ün bulunuş hikayesini Avrasya Yazarlar Birliği Denetleme Kurulu Üyesi Doç. Dr.Abdulvahap Kara’nın anlatımı ile sizlere aktarmak istiyorum.Büyük dil bilgini Kaşgarlı Mahmut’un Divanü Lugati’t Türk isimli muazzam eseri, 1910’a kadar adi bilinen, fakat kendisi meçhul bir eserdi. Diğer bir deyişle, o zamana değin, eserin sadece adi vardı, fakat kendisi ortada yoktu. Eser, bugün bütün dünyada biliniyor, hakkında makale, kitap yazılıyor ve üzerinde tartışmalar yapılıyorsa, bunu büyük kitap aşığı, ilim ve kültür sevdalısı Ali Emiri Efendi’ye borçluyuz. Ali Emiri Efendi, Kaşgarlı Mahmut tarafından 1072-1074 yıllarında Bağdat’ta Abbasi Halifesine sunulmak üzere yazılan bu muhteşem eseri, sahaflarda Divanü Lugati’t Türk olduğu bilinmeden satılırken, fark etmiş ve satın alarak Türk kültür hayatına kazandırmıştır. Bu sebeple, Ali Emiri Efendi’nin isminin, eserin yazarı Kaşgarlı Mahmut ile birlikte her zaman anılmayı hak ettiğine şüphe yoktur. Bundan dolayı, Divanü Lugati’t Türk ile ilgili toplantılarda kendisinden bahsetmenin bir vefa borcu olduğu muhakkaktır. Aslında, Ali Emiri’nin kitabı buluşu ve daha sonra yayınlatışı romanlara konu olacak güzellikte ve kültürün, kitabın önemini somut bir biçimde vurgulayacak olgulara haizdir. Ziya Gökalp ve Talat Paşa’nın kitabın yayınlanmasına yaptıkları katkı ise çok ilginçtir. Ayrıca Ali Emiri Efendi’nin hayatı, kitaba verilen değerin ve kitap okumaya ayrılan zamanların bir hayli azaldığı günümüzde, sadece gençlere değil, hepimize kitap sevgisi konusunda, örnek teşkil edebilecek öğelere haizdir.

NOT:Yukarıdaki metin hiç deĝiştirilmeden Avrasya Yazarlar Birliĝinin kazırlamış olduĝu © 2008 www.kasgarlimahmud.org/net/com  sitesinden alınmıştır.Daha fazla bilgi için sizleri solyandaki websiteye ziyaretinizi öneririm.

=================================================================================================