IPEKYOLU PAMIR YAYLASI
 

 

 

 


 

Subasi Koyu-Pamir2-Karakum Yolu

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tekstvak: Pamir Yaylası
Pamir yaylası. Dünyanın damı olarak bilinen Pamir yaylası, yüksek tepelerin ve yeşil vadilerin doğayla kucaklaştığı, yaz, kış eksik olmayan karlı zirvelerin adıdır. Pamir ismiyle bütünleşen çileli göçü yoldaş edinen yiğit Kırgız Türklerinin ata yurdudur. Ulu Türkistan'ın ortasında; Doğu Türkistan, Afganistan ve Batı Türkistan'a sınır olan Pamir üzerinde yaşayan Kırgız Türkleri; stratejik sebeplerden ötürü altı kez göç etmek zorunda bırakılmıştır. Göçün son durağı Van Erciş ilçesine bağlı Ulu Pamir köyü olmuştur.

Pamir'de Yaşam
Çin'e, Tacikistan'a, Pakistan'a ve Afga¬nistan'ın kuzeyinde bulunan ve üç ülkeye sınır olan soğuk bir iklimin hüküm sürdüğü ve hayvancılığın en önemli geçim kaynağı olduğu bir yer. Tarihte bir kısmi Çarlık Rusyası tarafından işgal edilmiş, kalan kısmı da Afganistan toprakları içinde yer alıyor. Afganistan'da ise çeşitli Türk boyları bulunmaktadır. Bunlar şu şekilde ismen tanınmaktadırlar: Özbekler, Hazarlar, Türkmenler, Beluciler, Cemşidiler, Firuzkariler, Taymaniler, Timuriler, Tatarlar, Kazaklar, Afşarlar, Aymaklar gibi kavimler olduğu gibi Kırgızlarda Afganistan'ın kuzeyinde bulunan bölgede yaşıyorlar. Pamir Kırgızları Pamir'i ikiye bölerek, büyük Pamir, küçük Pa¬mir diye adlandırmaktadırlar. Pamir Dağı’na bakıldığında 4500 m.'den daha yüksek olduğu sanılmaktadır. Pamir'e zor şartlar altında gidilmektedir. Çünkü Pamir yolları dağlık ve hızlı akan akarsuların bulunduğu bir yerdir. Derelerde ise köprüler yok. Hızlı akan suları atla ve yahut deve ve öküzlerle geçilebiliyordu. Kırgız Türkleri Afganistan'ın Pamir bölgesine 1917'den sonra yerleşmiştir. Pamir, hayvancılık için en önemli yer olarak bilinir. Pamir aslında tarih kitaplarında dünyanın en büyük yaylası olarak biliniyor. Pamir yaylasında Kırgızlar hayvancılık ve tarımla geçimlerini sağlıyorlardı. Pamir'de hiç orman yoktur, yüksek olması sebebi ile ağaç yetişmiyor. Ama yemyeşil bir alan, doğa harikası olan bir yer. Pamir'deki Kırgızlar kışın, karın az yağdığı bölgelere gelerek yazın da yaylalarda hayatlarını sürdürüyorlar. Evleri ise boz çadır yani Kırgızcada kiyiz üy olarak bilinir. Pamir'de ulaşım at, öküz ve develerle sağlanıyordu. Afganis¬tan'ın başkenti Kabil'e ancak günler süren yolculukla varılabiliyordu. Ama Afgan halkı yani en yakın Feyzavat kentinde bulunan Tacikler, sık sık Pamir'e ziyaret ve ticaret amaçlı geliyorlardı. Kırgızların ihtiyaçları olan çay, elbiselik kumaş vs. getirerek Kırgızlardan para nadir bulunduğundan, koyun, keçi ve öküz alarak gidiyorlardı. Pamir'in öküzleri Tibet öküzlerine benzemektedir. Öküzün burunlarını deldikten sonra ip geçirerek, atlara eyer kuşatıldığı gibi, öküzlere de o şekil kuşatılarak biniliyordu. Ama atlardan daha kuvvetli olduğu sanılmaktadır. Pamir Kırgızlarının giyim kuşamlarında ise, kadınların başlarına beyaz eşarp, kızların başlarına ise kırmızı eşarp takılır. Kadınların yaşlıları istediği renk elbiseler giyiyor, ama orta yaş bayanlar daha kırmızı ve kahverengi kumaşları tercih ediyorlar. Kızlar ise kırmızı elbiselerle dolaşıyorlar. Tabii bunun yanında kadınlar ve kızlar süs eşyalarına önem veriyorlar. Süs eşyaları olarak genelde gümüş, akik ve mercandan işlenmiş olan takılar takıyorlar. Pamir'de kadınların çok iş yaptıkları söyleniyor. Kadınlar ev işlerinde çok hamarattırlar. Birbirinden güzel işlenmiş halılar ve el örmeli işlerde beceriklidirler. Günümüzde ise Pamirli Kırgızlar eğitim alarak yapılan süs eşyaları ve benzeri dokumaları eğitimini alanlara taş çıkartan cinsten, güzel el işlemeli halılar, kamışa ipleri sararak güzel işlemeli duvar askıları yapıyorlar. Kadınlar yüzlerce koyunu bir iki saatte sağarak ısıtıyor ve yo¬ğurt yapıyor. Aynı zamanda da Kurut yaparak kışlık erzaklarını hazırlıyorlar.
Pamir Kırgızlarının bir de kendilerine has düğünleri bulunmaktadır. Kırgızlarda önce Han' gelerek düğün için izin istenir. İzin alındıktan sonra isteyeceği kızın ailesine damat tarafından elçilik gönderilir. Dört beş kişi kızı istemeye giderler. Kızın ailesi gelen kişileri koyun keserek misafir eder. Kızı isteme işleminden sonra kız ailesi, belli bir zaman kendilerine tanımasını isterler. Bu zaman içinde kızın akrabaları düşünür. Verilen süre gelince kız tarafı düğün tarihini belirler. Ve düğün sahipleri, Pamir'de dağınık yerleşim olduğundan damat ve kız tarafından ikişer kişi, davet etmek için ev ev dolaşarak davet ederler ve toy zamanı gelir. Davet edilen misafirler gelir. Gelen misafirleri toy sahipleri karşılar, onlara önce çay ve yemekler verirler, da¬ha sonra çeşitli yarışmalar yapılır. Yapılan yarışmalar ise şunlardır: Oğlak oyunu, at güreşi, aşık oyunu, at üstünde güreş, vs. Oğlak oyunu çok sert ve kuvvet isteyen bir oyundur. Oynama şekli ise şöyledir: Önce bir oğlak kesilir. Oğlağın başı gövdesinden ayrıldıktan sonra gövde kısmı dikilir ve hakem tarafından belli bir yer belirlenir. Oğlak oyuncuları iki takıma ayrılırlar. Pamir gibi geniş alanda en az at sayısı 1000 veya 800, 900 atlı olarak oynanıyor. Oğlak oyunu aynı zamanda Amerikan filmlerine de konu olmuştur. Hakem tarafından başlatıldığında, oğlağı atını hızla koşturup gelerek yerden alıp karşı rakibine kaptırmadan belirlenen yere bırakırsa ve hangi takım belirlenen sürede daha çok atarsa verilecek ödüllerin sahibi olur. Toy sahipleri ise ödül olarak başta deve olmak üzere; koyun, keçi, sığır gibi ödüller bırakırdı. Aynı zaman¬da diğer yarışacak yarışmalara da aynı ödülleri verirdi. Kırgızlara özgü olan ilginç bir yarışma da yapılırdı. At güreşi atlar iyice binilecek şekilde kuşanır ve iki atı meydana getirirlerdi ve atlar tabii alışkın olduklarından hemen güreşe başlardı. Güreşen atlar belli bir zaman zarfı içinde düşürürse sahibi ödüllerin sahibi olurdu ve böylece çeşitli yarışmalar yapılırdı ve düğün böyle devam ederdi.
Gelin çok güzel süslenirdi. Süs eşyaları ise gümüş, akik ve mercandan özel işlemeli, geline has süslemeler takılarak hazırlanırdı. Damat adayı uzunca bir ceket giyer ve bel kısmına kızın akrabaları tarafından özel işlemeli eşarp bağlanır. Böylece damat kızın evine kadar, iki ozan eşliğinde, şarkılar söylenerek getirilirdi. Böylece damat kızın evinde üç gün kalır. Üç günün sonunda kızın akrabaları tara¬fından evine götürülür. Gelinde bir kaç hafta sonra damadın evine gelir. Ve böylece bir düğün sona erer.
Pamir Kırgızlarının konuştukları dil Kırgızca, yazıları ise Farsça ve Arapçadır. Pa¬mir'de yaşam güç, olmasına rağmen Pamir Kırgızları zor şartlar altında yaşamaya alışmışlardır. Kırgızlar Pamir'i kutsal bir yer olarak tanımlamaktadırlar. Çünkü Pamir'den tüm peygamberlerin gelip geçtiği ve aynı zamanda peygamberlere ait türbelerin var olduğu biliniyor. Pamir'de Hazreti Ali Aleyhisselamın atının izi, bir dağdan bir dağa geçtiğine dahi izlenimler bulunuyor. Pamir'de her türden hayvan bulunmaktadır ve kimsenin şu ana kadar görmediği canlılara rastlamak mümkündür. Pamir'in bir özelliği de buralarda yetişen bitki çeşitleridir. Pamir'de güzel kokulu çiçeklerden tutun ki her türden bitkilerin yetiştiği görülür. Kışları da çetin geçer. Çok soğuk bir iklime sahip olup dağlarda kar yazın da olsa buralardan eksik olmuyor. Kırgızlar kışın daha az karın olduğu yerlere gelseler de gene de beş altı ay kış mevsimi yaşıyorlar. Pamirli Kırgızlar bu hayata alışmışlardı. Pamir’deki geçimlerini sağladığı hayvanların kışın yiyeceklerini karın altından kazarak buluyorlardı. Günümüz şartlarında ise kış için ot toplanır. Ama Pamir'de kimse ot toplamazdı. Pamir'de tabiat şartları çok elverişli olduğundan gerek kalmazdı. Kır¬gızlar biniciliğe önem vermektedirler. Atın da binme usulleri olmaktadır. Ata binemeyen ve yanlışlıkla da olsa atın sol tarafından binen olursa sen Sart gibi binme diye yaşlılar tarafından azarlanırdı. Bu sebepten Kırgızlar ata binmeyi kendilerine bir sanat edinmişlerdir. Pa¬mir'de yaşantı böyle geçip giderdi. Şimdi Pamir'den ayrılış, nedenlerine değinelim... Afganistan devleti Pamir'e yatırım yapmadığı gibi Pamir'i sadece siyasi sınırları içinde görmekle yetinmiştir. Ama Pamir'de tek sıkıntıları vardı. O da Kırgızların tek düşmanı olan Ruslardı. Sık sık Rus birliklerin saldırısı oluyordu ve Kırgızlar rahat bırakmıyorlardı. Ve yapılan saldırılar karşısında kaderleri ile baş başa kalmışlardı. Kırgız Türkleri güçlerinin yettiği kadar direnirlerdi ama ellerindeki kıt imkânlardan dolayı Rus ordularına fazla karşı gelemiyorlardı. Rus askerleri Kırgızlardan genelde haraç istiyorlardı. Bazen haraç vererek kurtulurlardı. O zamanlar Kırgızların lideri Hacı Cabbar Kul Han’dı. Hacı Cabbar Kul Han'dan önceki hanlar ise Torebek ve Torokul Hanları çeşitli tuzaklar kurarak, pusuya düşürerek, hunlarca katletmişlerdir. Hacı Cabbar Kul ve oğlu Hacı Rahmankul Rusların ilk hedefiydi. Bir seferinde bir düğün dönüşü Cabbar Kul Han'la oğlu Hacı Rahmankul'u pusuya düşürüp Rus casusları Cabbar Kul'la oğluna kurşunla zehir arasında bir tercih yapmasını isterler. Tabi Cabbar Kul Han ise bir Rus kurşunu yiyeceğine zehir içmeyi tercih eder. Ve Rus casusları Cabbar Kul Han'la oğlu Rahmankul'a zehir içirirler. İçtikten belli bir zaman sonra nasıl olsa ölürler diye yanlarından ayrılırlar. Sonra Rusların ayrıldığını gören Cabbar Kul Han hemen yakınlarında bulunan bir eve girerek Kurut yiyip zehrin tesirini keserler. Kurut yoğurdu kaynatarak yapılan ve kış için saklanan bir içecek türüdür. Böylece onları zehirle öldürmek istemişlerse de bunda başarılı olamamışlardır. Rus saldırılarından iyice bunalan Hacı Capar Kul Han Pamir'de rahat bırakmayacağını ve bu saldırıların sonu gelmeyeceğini anlayarak Pamir'den Doğu Türkistan’a göç etmek için obasını toplayarak onlara bildirir. Ve Kırgız kafilesinin ilk göçü 1930'da başlar. İlk olarak Doğu Türkistan'a göç ederler. Doğu Türkistan’a göç ettikten kısa bir za¬man sonra Doğu Türkistan’da ayaklanma gerçekleşir Capar Kul Han'la birlikte Doğu Türkistan'daki Türkler başkent Urumçi dışında bütün bölgeye hâkim olurlar. Çinliler bu ayak¬lanma karşısında zor duruma düşerler ve Ruslardan yârdim talebinde bulunurlar. 1932, 1933 yıllarında Ruslar Türkistan’a girer ve Cabbar Kul Han ve kabilesine karşı girişimlerde bulunurlar. Cabbar Kul Han Ruslarla belli bir müddet savaştıktan sonra Rusların daha güçlü olduğunu ve savaşmaya devam ederse çok zayiat vereceğini anlar ve kavmiyle birlik¬te tekrar Pamir'e göç, ederler. Pamir'de bir kaç yıl rahat bir yaşam sürdürürken 1939 ve 1940'larda tekrar Rus ordusu Pamir'e gelerek Cabbar Kul ve kavmine saldırılar yapmaya ve yağmalamaya başladı. Afganistan hükümeti ise bu olanları görmemezlikten geliyordu. Ruslar Kırgızları hiç rahat bırakmamaya kararlıydı. Ama Kırgızların da Pamir'den uzaklaşmaya niyetleri yoktu fakat bu arada 1942 yıllarında hanları Cabbar Kul Han hastalanarak ve bu hastalığa yenik düşerek ebediyete göç eder. Kırgız Türkleri hacı Capar Kul'u kaybetmenin üzüntüsünü yaşamaktadırlar. Aynı zamanda da Rus saldırılarından da iyice bunalmışlardı. Artık Pamirli Kırgızlara yeni bir lider yani Han lazımdı. Kırgız Türkü'nün yaşlıları toplanarak yeni bir lider olarak oğlu Hacı Rahmankul'u kendilerine lider seçerler. Çünkü Hacı Rahmankul babasından aldığı medrese eğitiminden ve tecrübeli olduğundan Pamir Han’ı seçilir. Artik Pamir Han’ı Rahmankul olmuştu ve Pamir'de yaşayan 2000 civarında Kırgız Türklerinin geleceğini düşünmek zorundaydı ve kısa zamanda da obasını toplayarak din ve kültür faaliyetleriyle geçim kaynakları olan hayvancılığı geliştirerek halkın refah seviyesini yükseltir. Pamir'de Rahman¬kul Han'la birlikte Kırgızlar daha da gelişmişlerdi. Bu arada Ruslar Cabbar Kul Han’ı kay-beden Kırgızlara yeni bir saldırı daha düzenlemeyi düşünüyorlardı. Ve 1950'lerde Pamir'e Ruslar büyük bir saldırı daha düzenler ve Ruslarla Rahmankul Han çatıştı. Bir müddet Ruslara direnen Han daha sonra Ruslarla savaşacak silahlarının olmayışı Pamir Kırgızlarını ikinci kez Doğu Türkistan’a göç, ettirmek zorunda kalır. Ancak Pamir Kırgızları Doğu Tiirkistan'da bir müddet kaldıktan sonra rahat bırakılacaklarını sanmıyorlardı. Çünkü daha ön¬ce de Çinlilerle araları bozuktu. Pamir Kırgızlarının Doğu Türkistan’a geldiğini Çinliler duyar ve Doğu Türkistan'da bulunan Kırgız kafilesine saldırılar düzenler. Ve Kırgızlar Çinlilere önceki kadar direnmez ve yurtlarından sürülen ve bir türlü kendilerine yurt edinemeyen Kırgızlar tarafından tekrar vatanları Pamir'e dönme karan alır. Pamir'e gelerek durum değerlendirilmesi yapılır. Afganistan toprakları giderek Rus ve Çin’e benzemekteydi. Üç koldan saldırının her geçen gün artacağını anlayan lider Rahmankul Han ata toprakları Pamir'i ve Afganistan topraklarından ayrılış kararı aldı. Bu karar Rahmankul Han ve halkı için gerçekten zor bir karar olmuştu. Kırgızların bazıları burada kalmayı tercih ediyordu ve 500 civarında Kırgız Türkü Pamir'de kalmak için karar verdiler. 1500 civarında Kırgız Türkü de Rahmankul ile birlikte olarak göç etmek istiyorlardı. Ve artik ata yurttan göç etmek için tüm hazırlıklar tamamdı. Hayatta kalmak uğruna 1977, 1978 yıllarında Pamir'den ayrılırlar..
Kaynak: http://www.turkmedya.com  sitesinden alınmıştır.
 

 

 


                                                                                                         

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Pamir'deki muzik Pamir 1
Subasi-Karakum Subasi 02
Pamir Yaylasi 2-Turpan-Kasgar-Pamir-Karakum (41)
1-PamirYaylasindaki Turkler
Subasi kamp yerimiz